başarının sırrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
başarının sırrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2010 Salı

BEDELİ ÖDENDİ



...Şehri yüksekten gören, lüks lokantanın balkon masasına, biri ileri, diğeri orta yaşlardaki iki adam, karşılıklı olarak oturdular. Uzun zamandır görüşmüyorlardı. Hem bu hasreti gidermek, hem de dertleşmek istediler biraz. Bu arada da, "bir şeyler yeriz", diye anlaştılar. Yemeklerini söyleyip, sohbete koyuldular. Yaşça genç olan; babasının son zamanlarını anlattı, birkaç yıl önce kaybettiği babasının. Yaşlı olan da, arkadaşı ile yaşadığı, eski müşterek hatıralarını tazeledi. Geçmiş günleri andı. Yemeklerini yediler. Genç adam garsona eliyle, "hesabı getirin", anlamında işaret etti. Garson geldi, genç adama doğru eğilip, "hesap ödendi efendim “, dedi. Genç dikkatle garsona bakıp, “kim ödedi” dercesine başını salladı. Garson, fark ettirmemeye çalışarak, yaşlı adamı gösterip, "beyefendi ödedi", dedi. Genç adam şaşırdı. Ne ara hesabı ödeyivermişti böyle. Dayanamadı, "amca, niye zahmet ettiniz, ben ödemek istiyordum hesabı”, dedi.
...Adamcağız başını yana eğip, “afiyet olsun evlat”, dedi.

...Genç adam, bu durumdan etkilenmişti.“Amca, size bir şey sormak istiyorum”, dedi.
... “Buyur evlat, sor”, dedi adam.
...“Bizim çağın gençleri ile, sizin aranızda çok büyük farklar görüyorum. Biz gençler, hayatı yorumlamada sizler gibi düşünemiyoruz. Bazı konularda, aldığımız kararlarda, özgür olmak istiyor, her şeyi kendi bildiğimiz gibi yapmak istiyoruz. "Bu benim kararım, istediğimi yapmalıyım", diye düşünüyoruz. Bir süre sonra dönüp baktığımızda, görüyoruz ki, sizin çağdan birinin söylediği, ama bizim uymadığımız noktaya gelmiş oluyoruz, bu nasıl oluyor”, dedi.

...Adam bu soru ile durgunlaştı, mahzun bir hal aldı. Gözleri hafiften buğulandı.
“Evlat”, diye söze başladı. “Bizim çağın şartları, sizinki ile karşılaştırılamaz. Bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz ortamlar, çektiklerimiz çok farklı, sizinkiler farklı. Biz bedel ödedik. Ödediğimiz bedel; saçlarda ak, alınlarda kırışıklık, gözlerde gözlük, dişte protez, belde fıtık, dizde menisküs, bacakta varis ve sayamadığım daha bir sürü şey, bunların bedeli olarak bizim hayatımızdan alındı. Bunun sonucunda da olaylara nasıl bakacağımızı, bir adım sonrasında bizi nelerin beklediğini öğrendik", dedi.
"Bu öyle bir konu ki, konuşmakla bitmez. Ciltler dolusu kitapla anlatmak gerek. Neden gençlere sürekli olarak çok okumalısınız diyoruz. Yazılmış olanlar, çoğunlukla yaşanmışlıkların, hataların özetleridir. Okunsun ki, bu hatalar bir daha yapılmasın diyedir".

...“Bunun örneklerini tarihimize bakarak ta anlayabilirsin. Biz bu gün, bu topraklarda mutlu, huzurlu, güven içinde yaşıyorsak, bunun da bedeli ödendi. Çanakkale de , Dumlupınar'da, Sarıkamış'ta ve daha çok cephelerde; can olarak ödendi, kan olarak ödendi. Daha bıyıkları terlememiş gençlerin yavuklularına kavuşmadan dünyayı terk etmesiyle ödendi, babasız büyüyen yavrular olarak ödendi, dul kalan kadınlar, sürülememiş tarlalar, üreyememiş nesiller olarak ödendi.

...Halen de ödenmeye devam ediyor evlat. Bildiğin gibi, emperyalistlerin içimize soktuğu nifak tohumlarıyla mücadele için, bu bedel ödenmeye devam ediliyor.

..Dilerdim ki, bu bedeller, bu lokantada yediğimiz yemeğin bedeli kadar kolay ödenebilseydi. Para olarak, mal olarak ödenebilseydi. Ama, gördüğün gibi, bu iş o kadar kolay değil ". Deyip iç geçirdi.
Evlat,..."Hayatta kalıcı bir başarı yakalamak istiyorsan, bedelini ödemelisin. "

...Ramazan Işık
.