geç kalmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
geç kalmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2010 Cuma

NE KADAR YAKINIZ

Melikgazi Türbesi-Pınarbaşı-Kayseri












     Ekmek almak için bakkala indim. Dükkanda şu anda çalışmakta olan kişi, aynı zamanda bu yıl lise son sınıfta okuyan bir gençti. Bu dükkan, karşı komşumun çocukları için açmış olduğu bir iş yeri. İki kardeş dönüşümlü olarak çalıştırıyorlar.
    Adamcağız, bu günün zor ekonomik koşulları içinde, çocuklarım namerde muhtaç olmasın diye böylesi bir iş ortamı oluşturmuş. Okuyan okusun, okumayan buradan bir ekmek kazansın düşüncesiyle. Yıllar içinde de sağlığını yitirmiş, akciğer kanseri olmuş. Ameliyatlardan sonra haftalık, aylık kontrolleri oluyor. Evvelki gün asansörde karşılaşmıştım. Yine rutin kontrollerinden birine gidiyordu. Hal hatır sordum. Halleştik biraz.
Dükkana bir gün önceki bu bilgilerle girince, aklıma babası geldi.  "Baban nasıl, dün kontrolü vardı, sonuç iyidir umarım", dedim. Genç yüzüme baktı, "bilmiyorum amca, hiç sormadım ", dedi. Kalakaldım öylece. Ekmeği alırken,  bu durumda bu genci kırmadan ne demeliyim diye bir süre kendi kendime düşündüm.
Aynı evde yaşayıp, babasının en sıkıntılı zamanlarında O'nun bu durumundan habersiz yaşamak nasıl olabiliyordu. Üstelik bu gençler çocuk denecek yaşlarda değiller. Liseyi bitimekte olan, kendisine bir iş yeri emanet edilmiş, esnaflık da yapan, dünyayı tanıması için hayatın içinde olan bu gençler nasıl bu kadar duyarsız olabiliyorlardı, bir türlü anlam veremedim.
"Bak sevgili yavrum", dedim. "Babalar hayatta bir kere var olurlar, gittikleri zaman da ne kadar ararsan ara bulamazsın. Bugün gençliğin verdiği eksiklikle belki durumun farkında olmayabilirsin ama, babalar çok kıymetlidir. Eve gidince babanın boynuna sarıl. Babacığım kontrolün vardı nasıl oldun, nasılsın de.Yanaklarından öp. Sımsıcak kucakla onu. Zira bir daha sarılma fırsatın çok az kalmış olabilir", dedim.
Gencin ne demek istediğimi tam olarak anlayıp anlamadığından emin değilim. Bana bakışlarından durumun önemini çok da kavramışa benzemiyordu.
      Umarım ki dikkat çekmek istediğim noktayı anlamış olsun. Anlamamışsa eğer, yarın çok geç olabilir. O zaman da dizlerine ne kadar vursa boşunadır.
     Bize can kadar yakın olması gerekenlerin dertlerini anlayıp, paylaşalım.Yaşamak paylaşmaktır. Yoksa insan olmamızın bir anlamı kalmaz.

    Çok yakınımızda olan insanlara, acaba ne kadar yakınız.

    Ramazan Işık


http://rmazan.blogspot.com/2013/06/o-artik-cok-uzaklarda.html?showComment=1371380490933#c868492818540670637