
Anadoluda bir ağaç altı.
Ağaç altında iki metrekarelik bir alan.
Bütün hikaye bu.
Geçmiş, gelecek hepsi, Anadolu'da bir ağaç altında iki metrekarelik bir alan.
Bu topraklardan azıcık nasiplenmiş her insanın hedefi, hayali,
Anadolu'da bir ağaç altında iki metrekarelik alan.
Atatürk'ün tüm mücadelesi;
Anadoluyu düşman işgalinden kurtarıp, üstünde bir devlet kurmak olarak özetlenebilir.
Sonuçta O da Anadolunun bağrında, iki metrekarelik alanda sonsuzluk yolculuğunda.
Nazım Hikmet'in hayatı bilinir, sanatı da.
Hayatını incelediğimizde, o kadar çabanın geldiği son nokta,
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömülmek.
"Vasiyet" adlı şiirinde bunu yazmış.
Mezarının Anadolu'ya getirilmesi tartışmaları, konunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Hüsyin Nihal Atsız, Anadolu'nun ne kadar vatan olduğunu, kimseye terk edilemiyeceğini
"Davetiye" adlı şiirinde Mussoliniye seslenirken şöyle anlatır;
"Dirilerek başınıza geçse de Sezar
Yine olur Anadolu size bir mezar."
O da Anadolunun bağrında sonsuz uykusunda.
Cem Karaca; 12 Eylül Askeri Darbesinin ardından yurt dışına gittiğinde, vatan diye meleşti. Dönüşte, bu toprakların dünyadaki hiçbir yerle karşılaştırılamıyacağını anlattı. Sonuçta O'nun da Anadolu'da iki metrekarelik bir toprakta yatmaktan büyük huzur ve mutluluk duyduğunu biliyoruz.
Neşet Ertaş; Anadolu topraklarına özlemini ve ayrı kalmışlığın sitemini
"Canım benim anadolu, Gideyim mi senden gayri" dizesiyle ne kadar veciz seslendiriyor. Biliyorum ki bir gün emri hak vaki olduğunda ,O da Anadolu'nun bağrında bir ağaç altında yatmak istiyordur.
Anadolu aşığı insanlar bitmez.
Ö.Bedrettin Uşaklı;
"Ruhuma bir çamın şebnemi damlar" dizesiyle bu toprakların sevdsını dile getiriyor.
Abdurrahim Karakoç;
"ANADOLUDA BAHAR" şiirinde
"İlkbaharı geldi Anadolu'nun,
Silifke'de çiçek açtı nar şimdi", diyor. Bunu yazarken de ruhunun bu topraklarda dinlenebileceği mesajını veriyor.
Bayram Tunca;
"En iyi martılar çıkarıyordu Anadolu’nun tadını "diyerek, Anadolu'nun tadını çıkaramamaktan yakınıyordu.
Yunus Emre; kökü Anadolu topraklarında büyük bir çınar. Anadolu'dan aldığı kültür ve sevgiyi Dünyaya yaymış.
Anadolu'nun tam ortasında Eskişehir'de huzura erdi.
Hacı Bektaş-ı Veli bir başka ulu çınarımız. Anadolu'nun bağrında dallanıp budaklanmış, mühür gibi Anadolu'nun tam ortasından "eline, diline, beline sahip ol" diyerek dünyaya ışık saçıyor.
Saymakla biter mi Anadolu sevdalıları.
Kutalmış oğlu Süleyman şah, şair Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun dilinden;
"Göz koydum Anadolu'ya
Sevdikçe döndüm deliye,
Bir tan vakti Kayseri'ye,
Muştusunu saldım arşın" diyor. O da Anadolu'yu vatan yapmak için bir ömür harcamış.
Bendeniz; "Temmuzda Eciyeste kar olsam", dedim. Anadolu sevgimi dile getirmek için, "Erciyeste Kar Olsam", adlı şiirimde. Bir de vasiyetim oldu benden sonrakilere, "Anadolu'da iki metrekarelik alana koyduktan sonra beni, mümkünse baş ucuma bir de iğde ağacı dikiniz".
Bu topraklar anadır, yardır.
Kara sevdadır bu topraklar.
Bu topraklar Anadolu.
Ve amaç, Anadolu'da iki metrekarelik alan.
Ramazan Işık

