26 Ocak 2010 Salı

VAN MÜNÜT


Sağ elini havaya kaldırıp,zor duyulacak bir sesle "van münüt" dedi.Burnunda bağlı bulunan oksijen hortumu ve güçlü verilmiş oksijen ayarına rağmen,nefes almakta o kadar çok zorlanıyordu ki,bu cümleyi söylemesi bile mucize sayılırdı.Çevresinde toplanmış bulunan eşi,çocukları,yakın akrabaları,gözlerinin içine bakıp,ondan gelecek hayat belirtilerini izliyor,her nefesi,her davranışı bir olay oluyordu.Eğer hareket varsa neşe var,hareket yoksa hüzün başlıyordu.

Bir yıla yakındır gördüğü kemoterapi,ışın tedavisi ve en son olarak beyinde lazer uygulaması, O'nu yorgun ve bitkin düşürmüş,mecali kalmadığından, espri dolu yaşantısından örnekler sergilemekte zorlanıyordu.Etrafında, ıslak gözlerle O'nu izlemekte olanlara, gülümser ifadelerle "van münüt"demekten geri durmadı.Bu espriyi yaparken, birkaç saat sonra bırakıp gideceği hayata da sanki "van münüt" diyordu.Yani bir dakika daha,ey hayat, bir dakika daha.Parmaklarını birleştirip havaya kaldırarak yaptığı son davranış ve arkasına eklediği "van münüt"hafızalara kazındı.Yüreklere bir ok gibi saplandı.

Şu hayat denen şey bazan ne kadar acımasız ve katı.Sen ne kadar uğraşsan da o bildiğini okuyor.Van münütler çare etmiyor.Bir nefes almak cihana değiyor,bedeli de ölçülemiyor.

Karşıyaka mezarlığında kılınan cenaze namazından sonra imamın, "merhum'u nasıl bilirsiniz"sözü,saf tutmuş yakınlarının hıçkırıklarının doruğa çıktığı an oldu.Dönüşü olmayan bu yolda, "Merhumu iyi biliriz,Allah rahmet eylesin"sözleri son noktaydı artık.Omuzlarda yeni bir hayata doğru giderken; yaşanmış olan altmışbir yılın yorgunluğu,çok ağır bir hayat mücadelesinden her şeye rağmen galip çıkmışlığın gururu ,çocuklarına iyi bir eğitim aldırmış olmanın mutluluğu,ama geride gözü yaşlı bir eş ve sevenler bırakmanın da hüznü olmalydı.

Kim bilir şimdi O'nunla konuşabilsek, neler neler anlatır dı.Çevresine neşe saçan bu insan,hayatın bütün zorluğuna rağmen,anasız, babasız,eğitim görmeden başlamış olduğu hayattan,yüksek eğitimler almış evlatlar yetiştirmenin de mutluluğunu duyuyordur herhalde.

Geride kalanlar da yaşam mücadelesinde,O'nun kadar başarılı olabilse,ve her şeye rağmen hayata "van münüt"diyebilse,bu dünya daha farklı olabilir belki...

Ramazan Işık

12 yorum:

  1. Çaba bu yönde değerli dostum.
    Başınız sağolsun.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba efendim, yazılarınızda kullandığınız cümleler; duru, yalın ve açık olmakla birlikte yazınızın akıcılığı da, okuyucuyu bıkmadan, usanmadan yazının sonunu getirmesini sağlıyor. Çok güzel bir anlatım uslübunuz var. Sizi tebrik ederim.

    Ölüm döşeğinde yatmakta olan bir hastayı ve etrafındaki yakınları ile olan ilişkisi ve o andaki duygusal ve hüzünsel havayı çok güzel işlemişiniz.

    Hepimizi günün birinde bu akibet yakalayacak ve hikayenizde anlatılan hasta gibi "Van Münüt" dedirtmeyecek, çünkü yaşam boyunca aldığımız ve alacağımız her nefes, bizlere belirli bir sayıda verilmiş ve onu aşmak imkansızdır.

    Çok ağır bir hayat mücadelesinden başarıyla çıkmak her insana nasip olmamıştır. Hikayenizin kahramanı bunu başarmakla birlikte, bu başarısını ona doya doya yaşatmayan ecel akibetine zamansız yakalanmanın burukluğu hep hafızalarda kalacaktır.

    Bu güzel paylaşımınızdan dolayı kaleminize, emeğinize ve yüreğinize saygılarımı ve sevgilerimi sunarım.

    Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın sayın hocam.

    YanıtlaSil
  3. Sahneler o kadar tanıdık, hikâye o kadar bildik ki benim için. O aletler, o beklemeler, o dinlemeler. Yaşamak zor, ölmek zor, geride kalmak zor. Hikayenizin en buruk biraz ironik yanı o yarı espri yarı yakarı dolu "van münüt".
    "Van münüt" geride kalan bizlerin de yaşam özeti.
    Biraz umut biraz alay. Göz kırparak bu sefil yaşamı sürdürme çabası.
    Başınız sağolsun Ramazan Bey.

    YanıtlaSil
  4. Her ölüm erkendir, ancak geride minicik çocuklar bırakarak gitmek çok çok erkendir. Yanlış anlamadıysam kalanlar eğitimlerini tamamlamışlar... Tesellimiz bu olacak, sabır diliyorum.

    YanıtlaSil
  5. Tedavi sonucu oluşan yorgunluğa rağmen,baş ucunda bekleyen sevenlerine,sevdiklerine moral vermeye çalışmış güzel insan.."van münüt" daha fazla sevdikleriyle birlikte olabilme arzusu..Keşke hepimiz yaşam mücadelesinde bu kadar başarılı olabilsek,haklısınız..Allah sabırlar versin..

    YanıtlaSil
  6. alizafersapci,ziyaretinize ben teşekkür ederim.
    Kara Kalem,çaba bu yönde de,bazan işte böyle ezip geçiyor.
    Recep Altun,yazı üslubuna övgünüz bana cesaret veriyor.Yaşadığımız acıyı yansıtabilmeye çalıştım.
    Asuman Yelen,sizler sağ olun.Diliyorum ki bu tür acıları kimse yaşamasın.
    aysema,evet erken bir ölümdü.bizim de tesellimiz çocuklarının eğitimlerini en iyi biçimde tamamlatmış olması.Şükür ki üç çocuğundan birisi doktor,biri mühendis,biri subay.
    EBRULİ,teşekkür ederim.Dilerim siz böyle acılar yaşamayın.

    YanıtlaSil
  7. Allah rahmet eylesin...galiba giderken geriye birşeyler bırakabilmek çok önemli değil mi? anladığım kadarıyla o da geriye birşeyler bırakmış insanlardan...inşaallah bizde öyle oluruz...

    YanıtlaSil
  8. İyi dilekleriniz, dualarınız, desteğiniz için sonsuz teşekkürler.

    YanıtlaSil
  9. O sahneler bana da cok tanidik. Babam akciger kanserine yenik düstü. Onun van minüt´ünü duymadi azrail ama ayni hastaliktan ve evrelerden gecen abimin van minüt´ünü duydu ve bize bagisladi onu.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  10. Efendim, merhabalar: Ben, sizin bu anlattığınız hikayenin bir hayal mahsulü olduğunu düşünerek, hikayede vefat eden kahramanımız için herhangi bir temenni de bulunmamıştım. Eğer, bu olay bizzat tarafınızdan yaşanmış ve gerçek bir ölüm vukua gelmiş ve bu da sizin bir tanıdğınız ya da yakınınız ise; önce vefat eden kardeşimize Allah'tan rahmetiyle muaemele eylemesini niyaz ederim. Genç yaşta Allah'ın rahmetine tecelli eden bu kardeşimizin başta siz olmak üzere, yakınlarına sabr-ı cemil ve başsağlığı dilerim.

    Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın.

    YanıtlaSil
  11. sünter hanım,evet bu ve benzerlerini yaşıyoruz hepimiz.Babanıza rahmet,abinize geçmiş olsun dileklerimle sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

    Recep Beyciğim merhabalar,keşke hayal mahsulü olsaydı.Bendeniz kurmaca hikaye yazamıyorum maalesef.Yazdıklarım ya kendi yaşam karelerim,ya da çevremde doğrudan gözlemlediğim olaylardan oluşuyor.
    Bu ölüm, kaybettiğimiz eniştem,kızkardeşimin eşidir.On yıllık KOAH hastası ve bir yıldır AKCİĞER CA idi.Yazıda aksettirmeye çalıştığım sadece son anlarıydı.Başında eşi,çocukları ve biz sevenleri O'nu uğurladık.Erken gitti ama mutlu gittiğini düşünüyorum.Zira çevresinde pervaneler oluşturan evlatlar,akrabalar,dostları vardı.
    Size de ilginiz ve duanız için teşekkür ediyorum.Allah sizlere ve sevdiklerinize bu denli acılar göstermesin.
    Sevgi ve selamlarımla.

    YanıtlaSil

Düşünceleriniz benim için önemlidir. Katkılarınız için teşekkür ederim.